loading...

Dini Hikayeler

Sarı Yüzlü Ayakkabıcı

By  | 

Kıssamızın devamı aşağıdadır. Ancak kıssaya geçmeden önce tevazü hakkıda çok kısa bir notumuz olacak.

loading...

TEVAZU AHLÂKI NEDİR?
Hak Teâlâ’nın razı olduğu ve her kulda bulunmasını istediği güzel hasletlerden biri de tevazudur. Tevazu, kibirden, çalımdan, gururdan vazgeçmektir.
Tevazu, Hakk’ı, kimin elinde olursa olsun kabul etmek, Hakk’a teslim olmak ve halka karşı alçak gönüllü olmaktır.
Tevazu, her müslümanı kendinden üstün olduğunu kabul etmek ve kendisini her müslümandan aşağı görmektir.
Tevazu, Allah’ın emir ve yasaklarına karşı serkeşliği bırakıp itaat etmek ve yüce Allah’a ve O’nun Resulü’ne (s.a.v) teslim olmaktır.
Tevazu, Allah Teâlâ’nın azameti karşısında iki büklüm olup nefsini hiç bilmektir.
Tevazu, kulluktaki kusurlarını görüp kendi haline üzülmektir.
Tevazu, bütün davranışlarımızda ölçülü olmak, yumuşak davranabilmektir. Yani günlük yaşayışımızda karşılaştığımız her çeşit olay karşısında irademizi aklın ve mantığın çizgisi dışına çıkartmamak demektir.
Tevazu hiçbir biçimde alçalmak, miskinliğe düşerek insan haysiyet ve onurunu çiğnetmek demek değildir.
Kısacası tevazu, kendi haddini ve karşıdakinin hakkını bilmektir.
Mansûr b. Ammâr (k.s) tevazuyu şöyle tanımlamıştır: “Tevazu, Hakk’a uymakta sıkıntılara, acılara sabretmek, dinde bildirilen edeplerle edeplenmek ve başkalarının faziletini üstün tutup kendi faziletini büyük görmemektir.”
Sarı Yüzlü Ayakkabıcı

loading...

Eski ümmetlerden birinde, bütün ömrünü dağda ibadet etmekle geçiren bir âbid, bir gece rüya görür. Rüyasında bir melek der ki:, “Şehirdeki filan ayakkabıcı, Allahü tealanın seçtiği, duası makbul kullarındandır. Ona git, sana dua etsin”. Uyanınca hemen şehre iner ve o ayakkabıcıyı bulur. Ona, hangi ibadetleri yaptığını sorar. Âbid, “Ailemin geçimini temin için ayakkabı tamirciliği yapıyorum. İhtiyaçlarımı karşıladıktan sonra artan parayı da fakirlere dağıtıyorum” der. Âbid düşünür ki; “Ben ondan daha fazla ibadet ediyorum. Bunun duasından ne olacak” der ve dua istemeden tekrar dağa döner ve ibadetlerine devam eder. O gece yine aynı rüyayı görür. Aynı melek bu sefer ona: “O ayakkabıcıya git ve yüzünün niçin sarardığını sor” der. Âbid tekrar o ayakkabıcıya gider ve niçin yüzünün sararmış olduğunu sorar. Ayakkabıcı: “Kimi görsem, bu kurtulacak da ben helak olacağım derim. Kurtulmam için herkesin duasına muhtaç olduğuma inanırım. İşte bu yüzden yüzüm sararmıştır” der. Âbid bunları duyunca, düşündüklerine tevbe eder ve ayakkabıcının tevazusu sebebiyle Allahü tealanın en sevdiği kullarından olduğunu anlar….

loading...